Uzun zamandır yazmıyorum, vazgeçmiştim, istediğim yönde yazamıyordum. Ancak yazmak istediğim şeyler var. Bu defa bu blog'a başlama nedenimle ilgili.
Dusty'nin gözünde uzun zamandır katarakt var. İlk fark ettiğimizde doktorlarının anlam veremediğim yaklaşımı nedeniyle ameliyatını erteledik. O zaman olması ile sonra olması arasında bir fark olmadığını söylemişlerdi, paniklememin yersiz olduğunu da eklemişlerdi. Ancak bir anda o kadar çok ilerledi ki bu sorun, şimdi beyin kanaması riski ile yaşıyoruz. Göz tansiyonu anormal seviyeye gelmiş ve her an beyin kanamasına sebebiyet verebilirmiş. İlaç kullanıyoruz, bu ilaç göz tansiyonunu düşürmeye yardımcı oluyor. Ancak içimdeki korkunun tarifi yok. Sürekli görebildiğim bir yerde olmasını istiyorum göremediğimde gidip nefesini kontrol ediyorum ve başımıza kötü bir şey gelirse bununla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum.
Dusty, keyifsiz ancak durumun farkında olduğunu sanmıyorum yalnızca göremediği için keyifsiz bence o. Sürekli yatmak istiyor. Ben çok huzursuzum. Birlikte zaman geçirmek istiyorum ancak yorulmasından korkuyorum, hafta sonu göz uzmanı ile randevumuz olacak o zamana kadar sabretmeye çalışıyorum. Göz uzmanı bize ne ile karşı karşıya olduğumuzu net olarak anlatacak ve iyi şeyler duymayı diliyorum. Hastalığı dahi canımı çok yakıyor.
Hayvan sevgisi herkes için çok güzel, çok özel bir duygu biliyorum bunu ama Dusty bir hayvandan bir dosttan bir candan çok daha fazlası oldu benim için her zaman. Bugün hala hayattaysam bunu ona borçluyum. Bugün kendi ayaklarım üzerinde durmayı öğrenebildiysem bunu ona bakabilmek için öğrendim, onun sayesinde bir hayat kurdum ve büyüdüm.
Bu yüzden, hep mutlu ol ve hep benimle kal Dusty.
All is well...